Bugün; 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızdı. Her Türk gibi bizler de bu sabah heyecan ve coşkuyla uyandık. Bayramımızı kutlayacaktık. Çünkü kolay kazanılmamıştı bu bayram için verilen savaş.
Tarihin derin sayfalarına yolculuk yaptığımızda, karşımıza çıkan kahramanların yaptıkları, yoksul halkın zengin yüreğiyle Atatürk’e olan bağlılığı ve sevgisi, inancıyla olmazı olur yaptıklarına tanık oluruz.
Eğer bu bayram olmasaydı; Türkiye bugün nerelerde olurdu? Bizlerin damarlarında akan kan kimlerin kanı olur,konuştuğumuz dil, hangi yabancı ulusun dili olurdu?
Bugünümüzü, Türk olarak dünyaya gelişimizi en başta Atatürk’e, O’nun silah arkadaşlarına, atalarımıza borçluyuz.
Kızımızın okulundaki tören bitince, hep birlikte yola koyulduk. Hedefimiz Foça’ydı. Çiğli’ye geldiğimizde Hava Jet Üssü’nün üzerinde uçan jetlerin muhteşem gösterisine tanık olduk. Çok etkilendik.
Menemen’e vardığımızda ise; Şehit Kubilay’ın Anıtı’nı ziyaret edelim dedik.
” Kubilay Anıtı (Menemen) ..
Mustafa Fehmi Kubilay Giritli bir ailenin çocuğu olup, ilköğrenimini Antalya Numune Okulu’nda gördükten sonra, İzmir Öğretmen Okulu’nda okumuş, bu okulda da Kubilay soyadını almıştır. Son sınıfta iken Bursa Öğretmen Okuluna geçmiş ve 1926 yılında ilkokul öğretmeni olarak mezun olmuştur. Menemen’de yedek subaylık görevini yaparken 23 Aralık 1930’da Menemen’de gerici ayaklanması sırasında takımı ile birlikte ayaklanmayı bastırmakla görevlendirilmiştir. Bu sırada yaralanmış ve yaralı iken asiler tarafından başı kesilerek şehit edilmiştir. Bu olaydan sonra Bursa Öğretmen Okulu’na bir büstü konulmuş, Menemen’de Kubilay ile birlikte şehit olan bekçi Hasan ve bekçi Şevki adına bir anıt yapılmıştır. Menemen’deki Zafer İlkokulu’nun adı da Kubilay İlkokulu olarak değiştirilmiştir.
Anıt şehre hâkim tepede, üç basamakla çıkılan dört köşeli ana kaide üzerinde piramidal bir kütle halindedir. Bu anıtın bir yüzünde Kubilay Olayı’nın anlatıldığı mermer kaide üzerinde elinde mızrak tutan bir genç heykeli bulunmaktadır.
Bu anıtın yapılması için açılan yarışmayı heykeltıraş Ratip Aşir Acudoğlu kazanmış ve anıt 1932 yılında açılmıştır.Cumhuriyet tarihine Menemen Olayı veya Kubilay Olayı olarak geçen, Menemen’deki gerici ayaklanmasında şehit edilen Yd.Atgm.Mustafa Fehmi Kubilay’ın anıtı Menemen’e hâkim bir tepe üzerinde bulunmaktadır. (1)
” Cumhuriyete ve Atatürk Devrimlerine karşı Menemen’de başlatılmak istenen ayaklanmanın bastırılması esnasında Kıt’ası başında 23 Aralık 1930 günü şehit edilen piyade asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay adına dikilen anıttır.
Cumhuriyetin ve devrimlerinin milletçe benimsenmesini ve güçlenmesini kabullenmeyen şeriat taraftarı bir grup yobaz 23 Aralık 1930 sabahı Menemen’in Müftü Camiinde toplanarak, derviş Mehmet’in mehdiliğini ilan etmişler ve şehrin sokaklarına dağılarak şeriat taraftarı hareketi başlatmışlardır.
Cumhuriyete ve onun devrimlerine yönelik bir ayaklanmanın başladığı haberini alan Menemen Garnizon Komutanlığı, P. Astm. Mustafa Fehmi Kubilay’ın komutasındaki bir manga askeri ayaklanmayı bastırmakla görevlendirilmiştir. Olay yerine manga ile gelen Astm. Kubilay derhal ayaklananların başı derviş Mehmet’i yakalamışsa da derviş Mehmet tarafından tabanca ile ağır şekilde yaralanmıştır. Görevli manga erlerinin tüfeklerindeki manevra mermilerinin etksizliğinden cesaretlenen yobazlar, ağır yaralı Astm. Kubilay’ı caminin musalla taşına yatırarak, başını testere ile kesmişler, yeşil bir bayrağın sopası ucuna takarak şehirde gezdirmeye başlamışlardır.
Bu sırada kendilerine mani olmak isteyen şehrin bekçilerinden; Şevki ve Hasan’ı da şehit eden yobazlar, şehre hakim olmak üzereyken garnizon komutanlığından sevk edilen bir bölük tarafından zor kullanılarak dağıtılmışlardır.Ayaklanmanın bastırılması anında derviş Mehmet ve iki adamı öldürülmüş, diğer asiler yakalanmışlardır.
Olayları takiben bölgede sıkıyönetim ilan edilmiş, sıkıyönetim mahkemesince ayaklananların 37′si iadama, 7′si 15 yıl ağır hapse, 13′ü 1 yıl hapse mahkum edilmiştir.
İdam hükmü giyenlerden 29′u Astm. Kubilay’ın şehit edildiği yerde 3-4 Şubat günleri asılmışlardır.
Mustafa Fehmi Kubilay 1902 Kozan / Adana doğumlu olup, 1926 yılında Bursa Öğretmen Okulu’ndan mezun olmuştur. 1929 yılında vatanî görevine İstanbul Piyade Yedek Subay Okulu’nda başlamış, okulu bitirdikten sonra Menemen’deki 43. Piyade Alayı emrine atanmıştır. Bu görevde iken, 23 Aralık 1930 günü Cumhuriyet ve Atatürk Devrimleri uğruna şehit edilmiştir. (2)
” (…) r. Kalabalık üstüne gelmeyi sürdürünce, korkutmak için ateş eder. Ama… Silahında o devrin tasarruf uygulaması nedeniyle gerçek değil, manevra fişekleri vardır. Elbette, manevra fişeklerinin hiçbir etkisi olmaz. Bunun üzerine kalabalığın en ön saflarından “Mukaddes cihadımızda bize kurşun işlemiyor,yürüyün” sesleri yükselir.
Bu arada silahlı kalabalıktan Kubilay’a ateş edilir. Yaralanır düşer.
Derviş Mehmet, testere ağızlı bağ bıçağını çıkarır, Kubilay’ın boğazını keser başını yeşil bayrağın ucuna saplar. Kubilay’ın kanını içer. “Ya eheyyül müslimin,
Halife hudutta bekliyor, kalkınız Müslümanlığı kurtaralım” diye bağırır.
Kalabalık yürüyüşü sürdürürken,bu kez jandarma gerçek silah kullanmak zorunda kalır. Makineli tüfekle ateş etmeden önce son uyarılara “Bize kurşun işlemez” sesleriyle yanıt verilir. Makineli tüfekle ateş başladığında sapır sapır dökülürler. Kaçışırlar. Sıkıyönetim ilan edilir.Korgeneral Mustafa Muğlalı başkanlığında bir askeri mahkeme kurulur. 2200 kişi tutuklanır. 28 kişi idam edilir.
Başbakan İsmet Paşa, TBMM’nin 1 Ocak 1931 tarihli oturumunda “Yüzlerce yıldan bu yana dini siyasete alet eden bütün hareketlerin bir tekrarı. Bu zavallılar laikliğe karşı gelerek şeriat istemekteydiler” der.
Atatürk’ün orduya başsağlığı mesajı şöyledir:
“……. Cumhuriyet’in değerli uzvu Kubilay Bey, temiz kanıyla, Cumhuriyet’in hayatiyetini tazelemiş ve kuvvetlendirmiş olacaktır.
Cumhurbaşkanı (3) ”
”Menemen Olayı’nda şehit edilmiş Asteğmen Kubilay, kır bekçisi Hasan ve mahalle bekçisi Şevki’nin anılarını ebedileştirmek maksadıyla, Cumhuriyet gazetesi ve daha ziyade gazete yazarı Nadir Nadi’nin girişimleriyle bir anıt yapımı için yurt çapında bir yardım kampanyası başlatılmıştır. Kampanya büyük ilgi görmüş ve oluşturulan fonda anıt yapımı için gereken para kısa zaman içinde toplanmıştır.
O dönemki meclis başkanı Kazım Özalp Paşa tarafından bir anıt komisyonu toplanarak, proje yarışması düzenlenmiştir. Yarışmada, heykeltraş Ratip Aşir’in projesi birinci seçilmiştir.
Anıtın yapımına 1934 yılında başlanıp 1 yıl içinde tamamlanmıştır.
Anıt, birbirine kenetlenerek yükselen 3 adet pembe renkli granit sütundan oluşmaktadır. Ortadaki uzun sütun Kubilay’ı, sağdaki ve soldaki sütunlar Bekçi Hasan ve Şevki Bey’leri temsil etmektedir. Anıtın ön yüzünde şehitlerimizin adları, adların altında memleketleri, doğum ve ölüm yılları yazmaktadır. Bu yazıların üstünde Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nin bir bölümü yazar. Üst planda ise, elinde mızrağı olan, ufka bakan ve antik yunan heykellerini çağrıştıran tunçtan bir heykel yer almaktadır.
Bu anıt şunu sembolize etmektedir: Üç şehidimizin açtığı yolda, Türk gençliği her seferinde irticanın karşısında duracak; irticaya karşı daima güçlü ve mücadele halinde kuşaklar boyunca saf tutacaktır.
Anıtın arka yüzünde kabartma harflerle “inandılar, döğüştüler, öldüler.” ve “Bıraktıkları emanetin bekçisiyiz.” sözleri yer alır. Bu yüzlere paralel diğer yüzlerde 1934 tarihi ve Ratip Aşir’in ismi yer alır.
Anıtın iki tarafından merdiven iner. Çevresi ağaçlandırılmış ve çimenlik alanlarla yeşillendirilmiştir. Taşlı bir yol anıt çevresinde dolaşır, düz devam ederek, Menemen Garnizon Şehitliği ve Şehitler Korusu’nun ortasından düz devam ederek Nizamiye kapısına kadar devam eder. Yolun kenarları çam ağaçlarıyla kaplıdır. Anıta karşıdan bakıldığında, solunda da büyük bir çimenlik alan vardır. Anıtın önünde de törenler için yapılmış 30-40 kişilik bir tribün yer alır. (4)
Garnizon’daki şehitliğe geldiğimizde oradaki Onbaşı Emir bize çok güzel bir rehberlik yaptı. Gencecik çocuklar… İşte bizim Türk Askerimiz… Yürekleri çelik gibi olan aslan parçaları her biri… Askerlik yapan her ilimizdeki, her ilçemizdeki, her köyümüzdeki, her sınırımızdaki , her karakoldaki gençlerimize, Mehmetçiklerimize teşekkür ediyorum.
Onbaşı Emir, çok güzel bir rehberlik örneğinde bulundu. Anıt alanını bizimle bir gezdi Asteğmen Şehit Kubilay’ın başına gelenleri anlattı.
Kızımız Cemre için de gerçekten de unutamayacağı bir tarih dersi oldu. Tarihimizi ancak bu şekilde çocuklarımıza öğretebiliriz. Çanakkale’deki şehitliklere, bulunduğumuz yerlerdeki şehitliklere onları götürerek beyinlerine tarihimizi kazıyabiliriz.
Cemre, Emir Onbaşı’nın anlattıklarını gözyaşları eşliğinde dinledi. Oradan ayrılırken, Atatürk’e ve O’nun silah arkadaşlarına bir kez daha şükran duydu; Türk olarak dünyaya gelebildiği için. Bunu Atatürk’e ve silah arkadaşlarına borçlu olduğunu bir kez daha hatırladı.
Emir Onbaşı anlatırken, daha önceden de konuyu bilmemize rağmen oldukça etkilendik. Ben ve Cemre gözyaşlarımıza engel olamadık. Yobazların yaptıklarını tekrar duyunca o anları sanki o yıllarda yaşamış gibi olduk.
Anıt’taki müzedeki deftere bugünün anlamı hakkında ve şehidimiz Kubilay’la ilgili hissettiklerimi yazarken gözlerim yine dolu dolu oldu.
Not: Anıt her gün saat 08.00-18.00 saatleri arasında ziyarete açıktır. Araba park yeri vardır, askeri nizamiye olduğundan sıkı kontrolden geçirilen araçlar içeri alınmaktadır. Bu saatler arasında görevli askerler tarafından rehberlik hizmeti verilmektedir.
Kaynaklar:
1-http://www.izmirdeyasam.com/tarihx/11/2/kubilay_aniti_menemen.htm
2- Menemen Garnizon / Kubilay Anıtı
3-Devrim Şehidi Öğretmen Kubilay / Kemal ÜSTÜN Çağdaş Yayınları
4- http://www.gaziantephaberler.com/detay.php?id=7221
Bircan OĞANKUL
29 Ekim 2009


cumhuriyet bayramımız hepimize kutlu olsun…bu güzel günü ne güzel geçirmişsiniz….menemen e gidip kubilay anıtını ziyaret etmek istiyorum inşallah nasip olur….nurlarda yatsınlar…
sitenin takipçisiyim….
başarılar sevgilerimle
böyle insanlar türkiye durdukça unutulmuyacak…
http://www.facebook.com/kubilayfilmi
Kubilayı daha iyi tanımak için güzel bir yapıt olmaya aday.
web siteniz çok güzel ve güzel paylaşımlarda bulunuyorsunuz paylaşımların devamını dileriz