Öncelikli olarak insan kaynaklarının nereden geldiğini ve ne iş yaptığından bahsederek, biraz hafızaları tazelemek ve bundan sonraki yazılarımızda bahsedeceğimiz terimlerin neler olduğunu kısaca açıklamak adına insan kaynaklarını tanımlamakla başlayalım.
İnsan Kaynaklarının temeli sanayi çağıyla beraber kurulan fabrikaların en önemli bölümlerinden biri olan personel müdürlükleri ile atılmıştır. Bir çok değişime uğrayarak insan kaynakları yönetimi gelişmiş ve personel müdürlükleri artık insan kaynakları departmanlarının içinde bahsedilen bir hal almıştır.
İş arayanların genelde pek sevmedikleri, genel müdürlerin ve personelin her şeyi bekledikleri, hiç çekinmeden sırtını kaşımalarını ya da masaj yapmaklarını bekleyecekleri bir departman diyebiliriz.
İnsan Kaynakları firmanın mahiyeti ne olursa olsun her zaman hizmet firmasıymış gibi çalışır. Üstlendiği görev ve kişilerin beklentilerinin çok olması her ne kadar kimilerine göre lay lay lom gözükse de aslında hiç de öyle değildir. Şirket içi İletişim iyi olursa personel uyumundan, kötü olursa insan kaynaklarının yanlış seçiminden bahsedilir; halbuki alım yapılırken bir sürü elemeden geçirerek kişiler işe alınır. Kötü olan da aynı kişidir, iyi olan da aynı kişidir. Yemekler güzel olursa yemek firması çok güzel yemek yapıyordur; kötü olursa insan kaynakları hemen suçlanır. Tatil yapılır patrondan yapılmaz İK’dan ( İnsan Kaynakları) hesap sorulur.
Anlayacağınız iyi bir şey olursa patrondan, kötü ve sevimsiz bir şeyse insan kaynaklarından bilinir. İnsan Kaynakları genelde sevilmez, çalışmaz gözükür. İşe alım görüşmelerine sohbet, eğitime eğlence, ücretlere beceriksiz ve bilgisizlikle, performans değerlendirmelerine gereksiz gözüyle bakıldığı için ‘insan kaynakları genelde bir iş yapmaz, sürekli oturuyor’ derler. Halbuki bir satışçı değilseniz siz de aynı saatler oturarak çalışıyorsunuz. Bilmezler ki insan kaynakları olmasa iş yaşamındaki o kalite ve iyileştirmeler yakalanamaz, motivasyonu artırıcı faaliyetler olamaz vb. doğru bir şekilde işe alınamaz, eğitilemez, performans ölçülemez ve ücret değerleri eşit dağılmaz.
Tabi artık bu bakış açısı yavaş yavaş kayboluyor y kuşağı artık çok dinamik neyin ne olduğunu çok iyi biliyor, her şey ellerinin altında ve neyi neyle değerlendirdiklerini biliyor. Türkiye’deki İnsan kaynakları artık birçok şeyde olduğu gibi geriden gelmiyor, her şeyi daha güncel takip edebiliyoruz, sistemleri geliştirip büyütebiliyoruz. Hatta mikro çapta öncü olduğumuz durumlar bile olabiliyor. Her zaman daha iyiye ulaşmak için hedeflerimize ulaşırken doğru kişiyle doğru zamanda çalışmak ve başarıyı yükseltmek, insan kaynaklarının en değerli işlerindendir.
Tuğba GÜDER
İnsan Kaynakları Uzmanı

Tuğba Hanım aramıza hoş geldiniz. İnsan Kaynakları konusundaki deneyimlerinizi, birikimlerinizi bizlerle paylaşmanızdan mutluluk duyuyoruz.
Sitemiz ziyaretçilerinin, her konuda başvurabilecekleri köşelerimizin varlığı, sitemiz ziyaretçilerini hem bilgilendiriyor, hem de mutlu ediyor. Bunu istatistiklerden anlamak çok kolay.
İyi ki geldiniz. İyi ki yazılarınızı bizlerle paylaşıyorsunuz. Hepimiz, kendimize yararlı olan bilgilere kavuşuyoruz.
Teşekkürler. Kaleminize sağlık. Daha nice yazılarınızı okumak dileğiyle..
Sevgiler
Bircan OĞANKUL
hoş geldiniz