Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for Mayıs 2011

 

Şükretmem için onlarca, yüzlerce, binlerce sebebim var benim

ailem, dostlarım ve nice nedenlerim

hepsi de yaşam kaynaklarım

(daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

 

Bazı kişiler yazı veya şiir yazarlarken kendilerine gelen ” ilham” dan söz eder dururlar. İçten gelen bir dürtü müdür yoksa ilham? Ya bir de gidiverirse, terk ederse kişiyi… Yok mudur bir hal çaresi?
 
Herkesten ayrıcalığı olan bendeniz kulunuza da ” ilham” değil de ” ilhami” geliyor! :))) Bana gelen ilhamın bir harfi fazla:”i” harfi.
Bu bambaşba bir şey. Bir elim yazmaya başladı mı, sanki reklamlardaki saçların ahenkle dansı gibi elim de kağıt üzerinde adeta dans ediyor. Bu tabii yalnız benim işim değildir. Mutlaka bizim ilhaminin işidir. Bazı kişiler kesik kesik şiirler yazıyorlar. Arkası yarın gibi örneğin. Ama ben yazarken bazen bir değil, iki hatta üç yazı, iki şiir yazanlardanım. Yine belirtmek isterim ki; bu sadece benim başarım değil. İlhaminin çok desteğini görüyorum açıkça ifade edeyim.
 
Coşturuyor beni elime kağıt ya da kalemi vererek. Bu nasıl bir iştir anlayamıyorum. İçimden yazmak, yazmak, yazmak geliyor. Ben de o zaman kendimi frenlemiyorum.
 
Neler çıkıyor o ilhaminin yardımıyla neler. Nice şiirler, nice yazılar bir bakıyorum sabahın erken saatlerinde yazılmış tarafımdan, bazen de bir bakıyorum gecenin bir yarısı bizim ilhami dikilmiş başıma:” haydi al eline kağıdı kalemi sana söyleyeceklerimi çabucak not et. Yoksa giderim bak, ona göre” deyip duruyor. Aklı olan hemen onu dinler bence. Ben de öyle yapıyorum veee şiirler, yazılar birbiri ardına meydana çıkıyorlar gizlendikleri köşelerden.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

 
Akılla bir konuşmam oldu dün gece;
Sana soracaklarım var, dedim;
Sen ki her bilginin temelisin,
Bana yol göstermelisin.
Yaşamaktan bezdim, ne yapsam?
Birkaç yıl daha katlan, dedi.
Nedir; dedim bu yaşamak?
Bir düş, dedi; birkaç görüntü.
Evi barkı olmak nedir? dedim;
Biraz keyfetmek için
Yıllar yılı dert çekmek, dedi.
Bu zorbalar ne biçim adamlar? dedim;
Kurt, *****, çakal, makal, dedi.
Ne dersin bu adamlara, dedim;
Yüreksizler, kafasızlar, soysuzlar, dedi.
Benim bu deli gönlüm, dedim;
Ne zaman akıllanacak?
Biraz daha kulağı burkulunca, dedi.
Hayyam’ ın bu sözlerine ne dersin, dedim;
Dizmiş alt alta sözleri,
Hoşbeş etmiş derim, dedi.

Read Full Post »

” Hiçbir şey ayağınıza gelmez; en azından iyi olan hiçbir şey. Her şeyi gidip almanız gerekir.” Charles Buxton

Read Full Post »

Hoca, camide içkinin kötülüğünden bahsediyormuş. Cemaat arasında bulunan Bektaşi’nin fena halde canı sıkılmış. Gitmek üzere kalkayım derken, koynundaki şarap şişesi kayıp yere düşmüş. Baba hiç istifini bozmadan şöyle konuşmuş: – “Kör olasıcayı işte kaldırıp attım. Sizde varsa, tam zamanı! Siz de atın!”
(daha&helliip;)

Read Full Post »

Read Full Post »

 Yumurtanızı nasıl seversiniz? Katı, rafadan, kayısı??? Nasıl?

Sizin nasıl yumurta sevdiğinizi sevdiğiniz kişi biliyor mu? Yumurtanızı sizin zevkinize göre ayrı, kendi zevkine göre ayrı ayrı pişiriyor mu? Yoksa ” amaaannn canım ne olacak sanki ikimizin yumurtası da aynı kıvamda pişsin. Yorulmayayım” mı diyor.

Ayakkabı numaranızı biliyor mu? Gömlek numaranızı biliyor mu? İlgileniyor mu sevdiğiniz tüm bunlarla? Sizi ne kadar tanıyor, ya da siz onu ne kadar?

Çok mu önemsiz buldunuz bu sorduklarımı? Peki siz bilirsiniz. Ben sorularımı geri aldım ama aklınızın bir köşesinde bulunsun bu sorular belki onu ne kadar tanıdığınızı o merak edebilir bir gün. Sonra bu sorularla karşılaşıverirsiniz bir gün bir yerde. Belki  siz kendi kendinizi sınamak isterseniz benim bu sorularımdan sonra…

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »