Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for Ağustos 2011

 

 

 

Bircan OĞANKUL

DENSAN ELEKTRONİK A.Ş.

Ege Bölge Koordinatörlüğü

 

Tel    : 90 (216) 384 11 20/21- 384 12 20/21
Faks : 90 (216) 384 11 17

Çıktı almadan önce çevreye olan sorumluluğumuzu bir kez daha düşünelim / Please consider the environment before printing this e-mail

 

Reklamlar

Read Full Post »

Bazan aklım duruyor ve kafam çalışmıyor, diğer insanların yaptıkları karşısında.

Her türlü kabalık, şiddet, ciddiyetsizlik, samimiyetsizlik insanlarda. Nezaket yok olmuş, adeta ölmüş tıpkı insanlık gibi.

Teşekkür etmek, özür dilemek, rica etmek mazide kalmış. Nedir bu kendini bilmezlik, nedir bu laçkalık anlayamıyorum. Çoğunluğun burnu havada…. Dünyayı kendileri yaratmış sanki. Bir eda, bir naz, bir burun kıvırma. Kendileri ne? Nerden gelmişler? Unutuyorlar ve hatta unutmuşlar tümden her şeyi.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Elbette dönmeye devam edecek dünya…
Mevsimler geçecek, günler bitecek…
 Akacak zaman sensizliğe rağmen,
Beni tüketecek belki ama sendeki bensizliği asla bitirmeyecek…
Ben kendimi bulacağım …
sen bensizlikte kaybolacaksın….

Kendinden kaçmak…
Nereye, ne zamana kadar mümkün ki. Sonu gelmez bir şekilde  tüketmek.  İlişkiyi tüketmek, kendini tüketmek.  Tatminkar  insanlar  üretmeye, tatminsiz insanlar ise tüketmeye devam ediyor. Ne istediğini bilmeyen,  kendinden  kaçan insan  sonsuza kadar kendini de başkalarının hayatını da  yok etmeye, tüketmeye  devam ediyor.
Peygamber sineği gibi, seviştikten sonra  iş bitiyor. Partner’ını yok ediyor.  En fazla  birkaç sevişme sonrasında  ilgi ve alaka yok oluyor.  Sonraki lütfen deyiveriyor. Pervasızca, hesapsız kitapsız, günahına girdiği insanlara ve kendine  herhangi bir saygı ve sorumluluk duymadan.
Kişi herkesi kandırabilir  ama kendini asla. Yatağa yatıp da kendiyle yüzyüze geldiğinde  içini burkan bir şey varsa veya o günün hesabını veremiyorsa veya  verme gereği bile duymuyorsa  kaçış devam ediyor demektir.  Bilmeli ki ne bu ilişkide ne de  sonrakiler de durum farklı olmayacak. Sorun karşısına  çıkan kadın veya erkeklerde değil, sorun  kendisinde  ve tam da görmek ve konuşmak istemediği  yerde. Neyi konuşmak veya neyi cevaplamakta zorluk çekiyorsa  işte orada acının ve yaranın en büyük kısmı  yumak olarak ortaya çıkıyor.
Zoru sever, tatminsizdir. Kim ki onu zorlar, onun peşinden gitmeyi hedefler. Ne zamana  kadar, onu elde edinceye kadar. O arada yaşanan ilgi, alaka, sevgi sözcükleri, birliktelikler hep  karşı tarafın saflığı ve doğallığı içinde kabul edilir.  Bir süre sonra  karşı taraf neden bittiğini bile anlamaz.  Cevapları ise çok basittir. Sıkıldım, heyecan duymuyorum,  beklentim  karşılanmıyor, sen bana fazlasın, arayışım devam ediyor ve bu cümlelerin onlarcası kurulur. Hep almaya alışkın olan kişi, vermek çok zor gelince  bitirme yolunu kolaylıkla seçer. Onunla mı uğraşacağım, çekemem, kendi bilir söylemleri  ve kapıyı çarptığı gibi gitmeyi tercih eder.

(daha&helliip;)

Read Full Post »