Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for Ekim 2012

Reklamlar

Read Full Post »

Bizim Neskafe.

Çok meraklıdır. Ağzı açık bir koli, bir çanta buldu mu hemen içine girer.

Gezmeye bayılır.:))) Fotoğraftan da anlaşılacağı üzere…

Önümüzde uzun bir tatil var. Çalışan kesim için dinlenme ağırlıklı olarak görülen…

Dinlenin, gezin tozun ama ne olur trafik canavarı olmayın.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Read Full Post »

 

Read Full Post »

 

 

 

 

İlk ismimin rehavetiydim. Ne çabuk unuttum dünyanın dönülmüş sözlerden ötürü döndüğünü. Dünya döndükçe gece.  Mademki  gece, bari bulutsuz olsun. Mademki  gece, şairin geyikli gecelerinden olsun. Ben bir rüzgâr kadar konuşabilirim, gerisini reddediyorum..
Hani sen riske girmemek için çifte biletler tutuşturmuştun ve ben yine de peron peron reddetmiştim uğurlanmayı. Olmadı. Olmazlığa  saplandık.
Adımlar, adımlar… Gölge yığınlarına doğru uzaklaşan adımlar. Şimdi iyi bir usta arıyorsundur, maziye tadilat yapacak. Hatta belki buldun bile… Yok yok sitem etmiyorum, seni karşılıklı sürgün içmeye davet ediyorum hepsi bu. Kusura bakma dilimin kemiksizliğini bertaraf edebiliyorum ama kalemimin çenesi düşük.

Şimdi anlıyorum Cemal Süreya’nın
“Mutsuzluğumu yeterince hakketmek için Geri döndüm kilometrelerce yürüdüm.”
Derken ne demek istediğini.
Sonrasında mutsuzluğu dahi hak etmek gerekti, yürümek gerekti, dönmek gerekti.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

14 Ekim 2012 – Cumhuriyet

Hayvanlar Varsa İnsanız

1995 yılı yaz sonuydu. Her yıl planlı bir şekilde dünyanın bir coğrafyasını görme tutkum, beni o yaz Çin’e götürmüştü.

Döndüğüm günün akşamı tüm pencereleri açıp yorgunluğumu giderirken sabaha karşı bir kedi miyavlamasıyla uyandım.

Sabah sessizliğinde, dışarda bir kedinin sokakları insanlara devretmeden önceki beyliğidir diye düşündüm.

Az sonra miyavlamanın çok yakınımdan geldiğini fark ettim.

Işığı yaktım. Yatağımın hemen yanında bir kedi tişörtlerimden birinin üzerinde 4 yavru doğurmuş.

Bütün pencereleri açtığım için hangisini tercih etti, bilmiyorum.

Bebeler daha gözlerini açamıyor. Anne yanı başlarında tüylerini yalıyor. İlk, süt bulmalı diye düşündüm.

Birkaç gün sonra 4 yavru birden ayaklandı. Tıpış tıpış oldular. Madem eve ortak oldular, her birine ad bulmalıydım. O ara Mel Gibson’ın bir filminden etkilenmiştim, birine Mel adını verdim. Hareketli, fıldır fıldır olanına Temel dedim. Aradaki de Emel olsun. Uyaklı olsun, sonuncusu da Muhtemel olsun dedim.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Bazan davetsiz misafirler gelirler ve bir anda hayatlarımızın içine dalıverirler. Kimi davetsiz misafir üzer bizleri, kimisi ise mutluluktan deli eder.:))

Şaşırırız yapacaklarımızı, ikram edeceklerimizi! Gelişlerinden mutlu olduklarımız karşısında.

Kimi misafir de gelişlerinde bile hayır olmayanlardır! Gidişleri bizler için büyük iyilik olan…

Köydeki bahçeli eve yavru köpek almayı düşünüyorduk uzun zamandır. Alırken mutlaka barınaktan alacaktık. Oradan iki can kurtarmak için.

Bazan kısmetten öteye gidilmiyor işte. Hayatın bize ne getireceği belli olmuyor sabahın ilk ışıklarıyla uyandığımızda.

Komşumuz Hüseyin ot biçmeğe gittiğinde eşiyle birlikte bir amcaya rastlamışlar. Köpeği doğum yapmış ve sütten kesme zamanı gelmiş, fakat yavrular halen annelerini emmeyi sürdürüyorlarmış yiyecek bulmakta zorlandıkları için. Yaşlı adamın hepsine bakacak gücü yokmuş. Ovada annelerine zor bakıyormuş kıt kanaat kazandığıyla.

Bizim komşularımız da iyi yüreklidir. Acımışlar ve hem yavruları, hem amcayı, hem de anne köpeği kurtarmak için iki yavruyu bizim için almışlar.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »