Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Kimi meraktan, kimi havası için, kimi de geyik muhabbeti için oradaydı. Ama beklenen olmadı. İzdiham yoktu.

Zaten ne olacaktı ki?

Okumaya Devam »

Reklamlar

SINATRA İÇİN : MY WAY

Sinatra için yazılan My Way’i bir de Stradivari​us kemanla dinleyin.

http://www.youtube.com/embed/e-y581HdWfY?rel=0

 

 

Kaynak: Paylaşım için Atilla Merih Aytaç’a teşekkür ederim.

bircan80

Bazılarına göre sayılı gün kalmış kıyamete!!

Yapmayın, gözünüzü seveyim, kıyamet her gün yaşanıyor dünyada.

Dünyanın çeşitli yerlerinde yapılan savaşlar…

Dünyanın çeşitli yerlerinde yapılan okul katliamları…

Bazı hastanelerdeki dehşet görüntüleri….

Sokak ortasında bıçaklanan gençler…

Bebeği ağlıyor diye öldüresiye döven insanlar….

Tüm bunlar kıyamet değil mi ki zaten? Birileri için son değil midir ki zaten?

21 Aralık’ta Maya takvimine göre kıyamet kopacakmış!!! Şirince ve dünyanın bir başka yerinde yalnızca kıyamet kopmayacakmış!!!

Valla kıyamet kopar mı bilemem ama turizm koptu o iki yerde onu biliyorum..:)))

Mayalı takvimi yapanlar bu iki köyden insanlar mıydı acaba? Turizmi canlandırmak adına yapılan bir girişim olsa gerek. Mayalı usta Şirinceli miydi acep!?

Okumaya Devam »

çiçekliköy7

Yine yoldaydık. Bahçeden eve geliyorduk. Radyo her zamanki gibi açıktı arabada. Unutulmayan şarkılar çalıyordu kanaldaki görevli. Ama ne şarkılar. Her biri birbirinden ayrı güzellikte ve eski günleri anımsatan nitelikte. Yürek sızlatan şekilde… Yüz gülümseten bazıları da vardı aralarında. Alıp götürdü biz arabadakileri… Her birimizi ayrı ayrı yerlere. Belki de aynı yerlere…

Bir şarkı başladı yavaş yavaş… Erol Evgin söylüyordu:” Hep böyle kal…”

İşte o şarkı:

” Herkes bir şey aldı götürdü benden

Kimi….. umutlarımı

Kimi….. inançlarımı

Kimi….. en güzel duygularımı

Herkes bir şey aldı götürdü benden

Kimi….. bugünlerimi

Kimi….. yarınlarımı

Kimi….. en güzel anılarımı
Sen başkalarına benzeme sakın
Hep böyle kal, hep cana yakın
Sen başkalarına benzeme sakın
Hep böyle kal, hep böyle kal
Hep bana yakın”
Hayatımıza giren kişiler kim olursa olsun ister arkadaş, ister sevgili… İster hemcinslerimiz, ister karşı cinsten…
Her gidiş bir şeyler alıp götürür bizden.
Şarkıdaki gibi; kimi umutlarımızı, kimi inançlarımızı, kimi güvenimizi, çoğu en güzel duygularımızı, kimi bugünlerimizi, kimi yarınlarımızı, kimi hayallerimizi, kimi anılarımızı…
Geride kalan hüzünlerimiz, yitirdiklerimizin bizlere yaşattıklarının izleri….

SİTE KURALLARIMIZ

DİLİNE SAHİP ÇIK,JPG

Sitemize ziyaret edip,  görsel şölen yaşamanıza memnun oluyoruz. Yalnız siz ziyaretçilerimizden önemle ricada bulunacağız; sitemizdeki kişisel fotoğraflarımı alıp başka yerde kullanmamanız sizlerin yararına olur. Çünkü aksi durumda yasal işlemlerle başınız ağrıyabilir.

Güzel güzel sitemizde gezin, okuyun, hoşça zaman geçirin,  şiirlerime ve yazılarıma konuk olun.  Gezinizin tadını çıkarın ama, lütfen yazı ve şiirlerimi başka yerlerde kullanırsanız en azından fikir ve sanat eserleri kanununa göre eserin kime ait olduğunu belirtin.

Kavga, sataşma ve küfürlü yorumlar yayınlanmayacaktır. Sahte isim ve sahte e-posta olarak yorum bırakmak isteyenlere onay verilmeyecektir.

Bir de yazı ve yorumlarınızda Türkçe kelimeler kullanın lütfen. Gereksiz kısaltmalarda bulunmayın. Türkçemizi katletmeyin.

Teşekkür ederim.

Bircan OĞANKUL

13/08/2009

DÜNDEN BUGÜNE TÜRKÇE

Türkçesi Olduğu Hâlde Fransızcasını Kullanmaya Devam mı?

PROF. DR. HAMZA ZÜLFİKAR

Ne kadar uysal, hoşgörülü bir ulusuz! Kendi değerlerimizi içimizde gizleyip başkalarının değerlerini öne çıkarmaktan geri kalmayız! Yabancı olan her şeye karşı ilgimiz, muhabbetimiz var. Bu ilginin kendi değerlerimizi yozlaştırdığını umursamayız. Yeter ki yabancı olsun. Bize yabancı olan soyut, somut nesneleri, adları, gelenek, görenekleri, davranışları kendimize mal ederken iyisini kötüsünü de ayırt etmeyiz. Bu durumun örneklerini bilim adamında, devlet adamında, öğrencide kısaca aydın kesimin her katında çok açık bir biçimde görmekteyiz. Yetenek yarışması programlarında Türk gençleri Michael Jackson’ın dansıyla yeteneğini ortaya koymaya çalışıyor. Muhabir, yaralandı yerine yara aldı diyor. Nasıl oluyor da başlıklı kâğıt açık ve anlaşılır bir terimken bunun yerine devlet memuru antet (Fr. en-tete), antetli kâğıt sözünü kullanıyor. Size döneceğim diye çeviri diline heves ediliyor. Bütün bunların altında yatan duygu nedir?

Okumaya Devam »

TURP

kırmızı turp

 

turp

 

 

Yararları fazla bilinmese de Türk sofra kültüründe önemli bir yeri olan turp öksürükten saç dökülmesine kadar faydaları barındırıyor. Avrupa’da 700 yıl tıp hocalığı yapan ünü dillere destan, hekimlerin piri İbn-i Sina’nın ‘Tıp Kanunu’ kitabından bugüne kadar hiçbir yerde rastlamadığınız çok özel formülleriyle şifa bitkilerin reçeteleri…

Eklem ve karaciğerin ilacı turp

Bin bir derde deva olan turp sindirim ve karaciğer tıkanıklıklarını etkili biçimde giderir. Gözaltı morlukları, saç dökülmesi, sivilcelere de iyi gelen turp, yılancık hastalığının da şifasıdır. İnatçı öksürükleri tedavi eder, yara izlerini siler…

En güçlü ve yararlı kısmı tohumudur (çekirdeği). Sonra kabuğu, sonra yaprakları ve sonra etli kısmıdır. En yararlı hali, haşlanmış halidir. Turp yağının etkisi Hint yağı gibidir. Ancak o, ondan daha şiddetlidir. Onun yabanisi bütün özelliklerini taşır ama daha kuvvetlidir. Kökü birinci derecede rutubetlidir, tohumu üçüncü derecede sıcaktır. Turp, gaz yapar fakat tohumu gaz giderici ve yumuşatıcıdır. Turpun yabanisi hararet ve susuzluk yapıcıdır. Pişmişinin (haşlanmış) gıda değeri daha fazladır fakat tıbbi değeri azdır. Turpun merkezinde bulunan kısmı hızlı küflenir bu da içindeki zararlı maddelere bağlıdır. İlk baharda çıkan yaprakları zeytinyağıyla yenirse en faydalı şeklidir.

Turpun güzelliğe faydaları

Okumaya Devam »