Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘kalp’

bircan52

Günaydınnnn. İyi pazarlar.

Güzel bir İzmir sabahından herkese: ” Merhaba”.

”Güzellik görecelidir” diye bize öğretildi, öyle büyütüldük. Herkesin güzel diye nitelediği kendine göre güzel. Benimki sana benzemez, seninki bana benzemez! :)))

Hava soğuk ama başka yerlere göre cennetteyiz biz İzmirliler. Kar yok… Trafik yok… Yol çilesi yok… En azından hafta sonları ve işe gidiş ve işten dönüş saatleri dışında! Yine de şükrediyoruz İstanbul trafiği gibi değil hafta içi günlerdeki iş trafiği akışı… Şükür…

Giriş bölümünden sonra gelelim başlıktaki sessiz harflere… Bu neyin kısaltmasıdır diye sormaya başlamadan sizler, bendeniz hemen açıklayayım efendim. GSSYM’nin açılımı; Gerçek Sevenleri Seçme Yerleştirme Merkezi’dir ve yeri de Kalp’tir.:)))

Evet yanlış okumadınız. Kalptedir en önemli kişilere verdiğimiz yer. Tabii bu en önemli kişiler bize göre en önemli kişiler.

Örneğin değer verdiklerimiz… Sevdiklerimiz…

Herkesi sevmemiz mümkün değil, herkesin de bizi sevmesi mümkün olmadığı gibi. Bunu bilmek önemli bence. Kendimizi kandırmayalım şimdi:” herkes bizi seviyor” diye. Gerçekçi olalım ve oluyoruzdur muhakkak. Seven sever, sevmeyen çeker gider, ya da gönderilir tarafımızdan.

Çeşitli sınavlardan geçeriz herbirimiz. Zor koşullar altında tepkimiz ölüçülür. Yalnızlık ve yaşlılık dönemlerimizde de kimler yanımızda yer alır görürüz herbirimiz yaşayarak.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Söylemez kimse sana

benim söylediğim gibi

açık, net ve doğru

dilimden düşenler hep

duymak istemez çoğu

ne beni ne doğruyu

öyle olsa da durum

dilime söz geçiremiyorum.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Dr. Mehmet Öz, 4 Temmuz Çarşamba akşamı bir yemekte basın mensupları ile  bir araya geldi. Ve harika tavsiyelerde bulundu.

 

1- Sabah esnemesi : Esneme hareketleri yapmanın kalp krizi riskini azaltma, stresi hafifletme  ve kan dolaşımına yardımcı olması gibi birçok faydası vardır.

2- Sabah kahvaltısı : Kahvaltının günün en önemli öğünü olduğunu herkes duymuştur ve bu doğrudur. Kahvaltıyı öğün olarak atlamanın birçok negatif sonucu vardır.

3- Geç kalmamak : Bir yere geç kalmak hayatınıza önemli derecede stres ekler. Kronik  enflamasyona ve yüksek tansiyona sebep olabilir. Yıllar geçtikçe kalp  kaslarınız kalınlaşabilir, bu da yaşınız ilerledikçe bir çok sağlık problemine sebep olur .

(daha&helliip;)

Read Full Post »

” Birini suçlamadan önce, kendine bir sor bakalım sen ne yaptın?” B.O.

” Kıskançlık ve olaylara tepki vermek ayrı şeylerdir.” B.O.

” Kıskançlık; hastalık, Tepki vermek; isyan etmektir. Kabul etmemektir.” B.O.

” Sana beni anlattım, o sırada işin vardı sanırım. Anlattığımı anlamamışsın!.” B.O.

” Bir daha gelmeyeceğim şu dünyanın, ukalalarına niye katlanayım?” B.O.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

W. E. Gladstone ve S. Ullman’ın şiirlerinden bölümler içeren
“Yaşlandıkça Gençleşebilmek” başlıklı kısacık metni

 

 
“Gençlik bir hayat devresi değil, bir akıl halidir.
Yıllar cildi buruşturabilir, ancak heyecanların bitişiyle ruh buruşur.
İnsan kendine olan güveni kadar genç,
Kuşkusu kadar yaşlı,
Cesareti kadar genç,
Korkuları kadar yaşlı,
Umudu kadar genç,
Bezginliği kadar yaşlıdır.
Hiç kimse fazla yaşamış olmakla yaşlanmaz.
İnsanları yaşlandıran, ideallerinin bitmesidir.
Kalbi sevdikçe, neşe duydukça, güzellikleri fark ettikçe, beyni yeni
şeyler keşfettikçe, herkes gençtir.
İnsanlar yaşadıkça yaşlandıklarını sanırlar,
Halbuki yaşamadıkça yaşlanırlar.
İnsan, yaşlı olmaya karar verdiği gün yaşlanır.”

Kaynak: Paylaşım için Atilla Merih AYTAÇ’a teşekkür ederim.

Read Full Post »

 
Tanrım,
 Beni yavaşlat.
 Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir…
 Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele…
 Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin sükunetini ver .
 Sinirlerim ve kaşlarımdaki gerginliği,
 belleğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, götür.
 Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol…
 Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını öğret;
 bir çiceğe bakmak için yavaşlamayı,
 güzel bir köpek ya da kediyi okşamak için durmayı,
 güzel bir kitaptan birkaç satır okumayı,
 balık avlayabilmeyi, hülyalara dalabilmeyi ögret…
 Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat.
 Hatırlat ki yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini ,
 yaşamda hızı arttırmaktan çok daha önemli şeyler oldugunu bileyim…
 Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla.
 Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi
 büyümesine bağlıdır…
 Beni yavaşlat Tanrım ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı değerlerine
 doğru göndermeme yardım et.
 Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve daha sağlıklı
 olarak yükseleyim.
 
Ve hepsinden önemlisi…
 
Tanrım,
 Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için CESARET,
 Değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için SABIR,
 İkisi arasındaki farkı bilmek için AKIL
 ve
 Beni aşkın körlüğünden ve yalanlarından koruyacak DOSTLAR ver.

Kaynak: Paylaşım için Atilla Merih Aytaç’a çok teşekkür ederim.

Read Full Post »

Çeşit çeşit kapılar vardır.
Tahta kapılar, çelik kapılar, demirden kapılar.Bazıları açıktır, bazıları yarı aralık, bazıları ise sıkı sıkıya kapalı…

Şimdi de insanı kapıya benzetti ne olacak yazarımızın bu hali diyebilirsiniz. İnanın ben de bilmiyorum. Yol, aşure, kremalı bisküvi falan derken şimdi de kapılar üzerine bir yazı ile çıkıyorum karşınıza…

Her insanın diğeriyle kurduğu ilişkide sınırları vardır. Bu sınırlar zorla geçildiğinde, karşı taraf kendisini işgal edilmiş hisseder. Gücü yeteceğini düşünürse karşı koyar, yetmeyeceğini düşünürse de ya boyun eğer, ya da kaçar. Her halükarda diğerini hiçe indirerek, sınırları zorlayan kaybetmiştir.

Her ne kadar görünürde kendisini kazanmış gibi hissetse de, zorla sınırlarını geçtiği insanın ruhuna asla ulaşamayacaktır. Belki yanında tutabilir. Belki de karşısındakine sahip olabilir ama tatsız tuzsuz bir sahiplenme olacağı kesindir. Bir süre sonra da pişmanlık ve karşılıklı sıkıntılar başlar.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »