Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘paylaşmak’

Dostluk ayrı, candostluk ayrı. Candan yani. Aranızda ne geçerse geçsin, kopmayan bağlar gibi hani.

 Uzakmış yakınmış sorun değil. Mesafeler önemli değil.
 
Senin canın yandığında onun da yanıyorsa, ağzından sözcükler henüz çıkmadan cümleni tamamlıyorsa ve yüreğinden geçeni anında biliyorsa…. İşte o kişi candostundur.
 
Eleştirileri gönlünü yaralamaz. Nasihatları kılavuzun olur bir anda. Işık olup aydınlatır tüm karanlık yollarını… İşte candostluk budur.

(daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

Her cumartesi ve pazar TV 8′ de Erken Baskı programını kaçırmamaya çalışıyorum. Programı hazırlayan ve sunan Sayın Seda Akgül’e ve tüm ekibine çok teşekkür ederim.

Sabah sabah karşımda güzel bir hanımdan ve güzelliğinin önünde akıllı ve zeki hanımdan gazeteleri ve yorumlarını dinlemek ayrı bir keyif benim için.( Beni bilmeyenler adıma bakıp erkek olduğumu sanmasın. Bircan İsmi hem erkeklere hem kızlara verilen bir ad.)

Bir kadın olarak hemcinsimle gurur duyuyorum. Hayvansever oluşu, esprili söylemleri ve pratik zekasıyla hayranlığımı kazanmış durumda.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

O kadar mutluyum ki… Nedir mutluluğumun sebebi? Çocuklar…. Onların yüzlerinde görülen sevinçler…

Birilerine elini uzatmak için ille de onları tanımamız gerekmiyor. Bazan hiç yüzünü görmediğiniz, sesini duymadığınız birileri çıkıyor ve hayatınızın bir parçasında yer ediniyor.

Değerli büyüğüm, ağabeyim Atilla Merih AYTAÇ ile birlikte daha önce aynı projede yer almıştık. Projemizin ismi Ulusal Köy Kütüphaneleri Projesiydi. Yönetim kurulu üyesiydim ben de. Yönetim kurulu başkanımız da candostum, canağabeyim Gazi GÜDER’di.

22 temsilcimiz vardı bizimle bir omuz omuza çalışan. Hepimiz de gönüllü olarak bir araya gelmiştik. Yaşadığımız ülke topraklarına borcumuzu yardıma ihtiyacı olan kardeşlerimize kitap, giysi, kırtasiye yardımı yaparak ödemeye çalışmıştık. 600 ilçe ve köydeki okullara kütüphaneler kurmuştuk. Hiçbir partiden yardım almadan. Kargo ücretlerini Gazi Bey kendi emekli maaşından karşılamıştı.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

 

 

Nasıl sevgi dolu? Yüreğinde; sevgi insanlarına genişçe yer vermiş. Halinden belli. Uysal, ağırbaşlı, insanı can kulağıyla dinleyen, sabırlı….
Başıyla hafifçe bir selam vererek geldi yanıma. Metin, az ilerde iskeleden oltasını denize savurdu. Ona yaşlı dostum ak kaşlıyla bir :” rast gele ” dedik. Adettendir, tüm balıkçılara, oltayı ilk denize atış öncesi böyle seslenilir. ( Balıkçı karısı da oldum; emekli olunca bizim bey.) Balığı çok seviyoruz her ikimiz de. Ara ara böyle soluğu deniz kıyısında alıyoruz. Maksat balık avlamaktan ziyade martıları ve denizdeki balıkları beslemek. Bir de deniz kokusunu, iyot kokusunu ciğerlerimize doldurup, gözlerimize bayramı yaşatmak seyrettiklerimizle…
Yine böyle bir günde ben kıyıda, Metin iskelede sabahı karşıladık. Meteoroloji dün gece havanın yağışlı olduğunu söyledi, fakat hava güllük güneşlikti denize vardığımızda.
Ak kaşlı yaşlı dostumun karnı açtı belli ki, ama gururluydu da üstelik, bunu söylemeyecek kadar. Şöyle bir etrafı kolaçan etti. Ne yaptığımı izledi uzunca bir süre. Sonra biraz daha sokuldu yanıma. Tanımaya, anlamaya çalıştı beni.

Read Full Post »

 

 

Aşk iki kişiliktir
sadece tek başına doğulur ve ölünür
aşk iki kişiliktir
tek başına yaşanacaksa
o aşk değil başka bir şeydir
aşk paylaşmak demektir
ömrü, aşı, yorganı, yastığı
aşk sırt sırta vermek demektir
yaşanan her zorlukta
aşk iki ayrı bedende tek ruh olmak demektir
aynı yöne bakmak, aynı hedefi görmektir
aşk iki kişiliktir
tek başına yaşanansa
o aşk değil başka bir şeydir
aşkta gizlilik olmaz
aşk iki kişiliktir
dertler de, sevinçler gibi iki kişi arasında paylaşılır
”sen dışta kal, ben ikimizin yerine de yaşarım” demek hiç değildir
aşk iki kişiliktir
yeri geldiğinde bir kuru ekmeği bölüp
bir yudum suyu paylaşmaktır
aşk iki kişiliktir
biri diğerini ezip geçti mi
o aşk değil başka bir şeydir
aşk iki kişiliktir
leb demeden leblebiyi anlamak,
gözden düşmeden yaşları silmektir
aşk iki kişiliktir
gözünün bebeğine bakıp,
onu neyin üzdüğünü hemen bilebilmektir
aşk bazan çekip gidebilmektir
tam her şey düzgün giderken
birinin ortaya çıkarak hepsini berbat etmesidir.

Bircan OĞANKUL

14.10.2010

Saat: 02.51

Read Full Post »

 

“Günaydın” demenin borç para vermek olmadığını,
“Lütfen”
demenin utanılacak bir şey olmadığını,
“Özür dilerim”
demenin küçültücü olmadığını,
Paylaşmanın
kendini azaltmak olmadığını,
Yüz yüze konuşmanın
, arkadan konuşmaktan daha etkili olduğunu,
Yönetici olmanın
emir vermek olmadığını,
• İş yerinde şarkı mırıldanmanın suç olmadığını,
• Astları ile aynı asansöre binmenin asansörü düşürmeyeceğini,
• Saygının el pençe divan durmak olmadığını,
• Gülmenin laubalilik olmadığını,
• Saygı duyulacak ve duyulmayacak iş diye bir ayrımın olmadığını,
Yöneticiye duymak istediğini söylemenin iyilik olmadığını,
• Eğitimin dinlenme olmadığını,
• İletişim kurmanın yalnızca konuşmak olmadığını,
Yaşamda sevinçler kadar hüzünlerin de olduğunu,
Mutluluk maskelerinin satılmadığını,
• Kendisi ve tüm dünya ile barışık,
• Ve bunları tüm çevresine anlatıp aşılayacak,
  



BİLEN KİŞİLER ARANMAKTADIR  

 
Kaynak: Paylaşımı için Yılmaz Gürler’e teşekkür ederim.

Read Full Post »

HZ.Ali’nin ağabeyi Cafer b. Ebu Talib’in oğlu Abdullah, sıcak bir günde, bir kabilenin hurmalığına inmişti.
Abdullah burada dinlenirken, hurmalıkta çalışan köleye, yemek vakti üç parça ekmek geldiğini gördü. Adam ekmeklerden birini ağzına götürmek üzereydi ki, birden önünde açlığı her halinden belli bir köpek belirdi.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »