Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘TİMUR UGAN’

İnsanın içini ısıtan her şeyin; çok, ama çok büyük bedeli var bu ülkede…

Kimi, neyi sevsen almaya kalkarlar elinden.

Başarılı olurlar çoğunlukla.

Direncini kıracak öyle yol-yöntemleri vardır ki.

Dayanmak, sonuna kadar “seviyorum” diyebilmek artık akıllı işi olmaktan çıkmıştır.

Devam ulan, devam dersen;

Delice bir yalnızlık açar kapılarını.

(daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

 
Önce annem gitti Sirkeci garından
Çocuktum, kara trene yüklenen
Turşu kavanozundan küçüktüm
Dişleri sağlammış, güçlüymüş annem
Yoksa iş vermezmiş gavur adama
Öyle dedi gözleri dolu, felçli dedem

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Seversin…

Niye sevdin, nesini sevdin bilmezsin ki.

Seversin işte…Bir yüzdür yalnızca sevdiğin. Ömrünce kaç güzel yüze bakmışsındır. Ama hiçbiri onunki kadar güzel değildir. Sana öyle gelir mutlaka. Olsun; o yüzdür şiirdeki, şarkıdaki. “Bula bula bunu mu buldun” diyenlere çok öfkelenirsin. Oysa sen çevrene boş boş bakarak yürürken aklında yalnızca onların çirkin dediği yüz olduğu için bodoslama toslamışsındır bir elektrik direğine.

Çünki aşk bir yara alana kadar güzellikler üstüdür.

Seversin…

Hayatın sayısız benzerliklerinizle, eşit ve özgür koşullarda karşına çıkardığı birini değil; en uzak, en güç, en olanaksız olanı seversin. Bir kez olsun elini tutup “seni seviyorum” diyebilmek için neredeyse ölümüne acılar çekmen gereken birini seversin. Bambaşka hayatlarınız, sorumluluklarınız, hayalleriniz vardır. İkiniz de birbirinize göre nalet, aksi, inatçı, aynı masayı bile birkaç saat paylaşamayacak kişilersinizdir belki…Yine de seversin.

Çünki aşkın kendisi nalet, aksi, inatçı, ukala; otorite, zaman, mekan tanımaz, tehlikeli bir asidir.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

İNCE – Timur UGAN

 

“Bana her sırtını döndüğünde,

şiire sarılıyorsun” dedi  kadın…

Ne yapayım zümrüd-ü ankam?

Şiirin beli daha ince…

1992

Timur Ugan

Read Full Post »

Ne sunabilirim sana

ne sunabilirim ?

İçim dışım “hüzün çiçekleri”

damladıkça  gözyaşları

ürperir yarım aklım.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Hiç anlamış değilim canına yandığım

Bu ne talihsiz aşk, nasıl bir keder

Tam salınarak bizim mahalleye girer

Ya abisi görür, ya feryat figan bizimkiler

Yetmedi toplum yasaları, sınıf farkı, töre

(daha&helliip;)

Read Full Post »

 

Boğazım yanıyor, gözlerim yaşarıyor, burnum contası bozuk musluk gibi şıp şıp…

Fakat gülebiliyorum hala.

“Ayak takımı” sokağa inmiş, iktidar sahipleri kıyametlerine ağlıyor, korkmuş ve çok uykusuzlar.

Hiç bir şey imkansız değil, Asi ruhumu en imkansızın peşine salsam umutlarım kır çiçekleri kadar sayısız.

Ben bu bahara da çıkarım,” iris ” çiçekleri de toplarım. Kısaca bu nezle öldürmez beni.

Beni öldürürse namussuzluk, ikiyüzlülük, aşk acısı gibi şeyler öldürür.

Eh, onlar da bu memlekette bolca bulunduğundan ansızın ve ardımda bir kaç sevgi yazısı bırakarak kır çiçeklerine gübre olmaya gitmem şaşılacak bir şey olmaz.

Giderayak ikiyüzlü aşağılıklara da son bir yazı yazmamak da karekterime ters…

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »