Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘yolculuk’

 

Ne çok konuşacak şeylerimiz varmış meğer!

Minibüste ” car car”, metroda ” vır vır”, otobüste ” dır dır”.

Bir uğultudur gidiyor sormayın…

En çok da darılmayın ama hanımlar konuşuyor. Evde konuştukları yetmezmiş gibi….

Peki konuşun ama ne olur yavaş konuşun. Seslerinizi kendiniz duyacağınız kadar alçak sesle…

Hastanelerde bekleme yerlerinde konuşanlar var bir de. Hem hasta hem de konuşacak kadar sağlam!

Kafam şişti işte tüm konuşmalarınızdan. İstemsiz konuştuklarınızın kulağıma gelmelerinden… Yoruldum. Sıkıldım..

(daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

Erkan ve Berna yeğenlerimin bebekleri Elifsu… Hayatımın anlamı haline geldi bir anda. İyi ki doğmuş güzel bebek. Elifsu bebek.

Ameliyatımdan sonra bana verilen en güzel armağan. Mutluluk kaynağım. Huzurumda payı olan minik arkadaşım. Sevgili torun yeğenim. Ben büyük teyze oldum bir kez daha. Ataberk, Ezgi, Eylül Ada ve yeni bireyimiz Elifsu ile birlikte büyük teyze olma mutluluğunu defalarca yaşadım. Hepsinin doğumlarında da ayrı bir heyecan, yüreğimde yep yeni kıpırtılar.

Bu bayram çifte bayram yaptım anlayacağınız. Gökçeada’ya yeğenlerimin yanına gittim yeğenim Alev, kızı Ezgi, eşim Metin ve bizim kızımız Cemre ile.

Metin ve kızlar için de denize girme fırsatı doğmuş oldu. Alev ve ben dönüşümlü hem Elifsu bebeğe bakıyor hem de günlük yemekleri yapıyorduk. Kahvaltıyı hazırlamak Alev’in, yemekleri yapmak benim görevimdi. İş bölümünü yapmıştık aramızda. Elifsu’ya ise her ikimiz de bakıyorduk.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Elbette dönmeye devam edecek dünya…
Mevsimler geçecek, günler bitecek…
 Akacak zaman sensizliğe rağmen,
Beni tüketecek belki ama sendeki bensizliği asla bitirmeyecek…
Ben kendimi bulacağım …
sen bensizlikte kaybolacaksın….

Kendinden kaçmak…
Nereye, ne zamana kadar mümkün ki. Sonu gelmez bir şekilde  tüketmek.  İlişkiyi tüketmek, kendini tüketmek.  Tatminkar  insanlar  üretmeye, tatminsiz insanlar ise tüketmeye devam ediyor. Ne istediğini bilmeyen,  kendinden  kaçan insan  sonsuza kadar kendini de başkalarının hayatını da  yok etmeye, tüketmeye  devam ediyor.
Peygamber sineği gibi, seviştikten sonra  iş bitiyor. Partner’ını yok ediyor.  En fazla  birkaç sevişme sonrasında  ilgi ve alaka yok oluyor.  Sonraki lütfen deyiveriyor. Pervasızca, hesapsız kitapsız, günahına girdiği insanlara ve kendine  herhangi bir saygı ve sorumluluk duymadan.
Kişi herkesi kandırabilir  ama kendini asla. Yatağa yatıp da kendiyle yüzyüze geldiğinde  içini burkan bir şey varsa veya o günün hesabını veremiyorsa veya  verme gereği bile duymuyorsa  kaçış devam ediyor demektir.  Bilmeli ki ne bu ilişkide ne de  sonrakiler de durum farklı olmayacak. Sorun karşısına  çıkan kadın veya erkeklerde değil, sorun  kendisinde  ve tam da görmek ve konuşmak istemediği  yerde. Neyi konuşmak veya neyi cevaplamakta zorluk çekiyorsa  işte orada acının ve yaranın en büyük kısmı  yumak olarak ortaya çıkıyor.
Zoru sever, tatminsizdir. Kim ki onu zorlar, onun peşinden gitmeyi hedefler. Ne zamana  kadar, onu elde edinceye kadar. O arada yaşanan ilgi, alaka, sevgi sözcükleri, birliktelikler hep  karşı tarafın saflığı ve doğallığı içinde kabul edilir.  Bir süre sonra  karşı taraf neden bittiğini bile anlamaz.  Cevapları ise çok basittir. Sıkıldım, heyecan duymuyorum,  beklentim  karşılanmıyor, sen bana fazlasın, arayışım devam ediyor ve bu cümlelerin onlarcası kurulur. Hep almaya alışkın olan kişi, vermek çok zor gelince  bitirme yolunu kolaylıkla seçer. Onunla mı uğraşacağım, çekemem, kendi bilir söylemleri  ve kapıyı çarptığı gibi gitmeyi tercih eder.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Gökçeada’da feribot beklerken. Haziran 2009
(Kimi treni kaçırır, kimi otobüsü, kimi gemiyi. Kimi de böyle bekler ben gibi gelecek gemiyi.)
” Vakit çok geç dönemem ki yarılanmış yolum sanki
Bana öğle mahzun bakma gidecek sen misin sanki
Hayat bir gemi dünya bir liman
Her limanda inen de olur binen de olur inan ki
Tanrım bana bir dünya ver yeşil pembe rüya gibi”
  
Çocukluğumda söylenen bu şarkıyı bugün gibi hatırlıyorum.
 
Kimimizin yolu yarılanmış, kimimiz daha yeni çıkıyor yolculuğuna…
 
Doğanlar olduğu gibi kayıplarımız da oluyor yaşamda. Hayatın döngüsü bu.
 
Hayat bir gemi… İnenler de oluyor, binenler de tabii. İnenlere el sallıyoruz, arkalarından bakıp da. Yeni binenlere de kollarımızı açıyoruz, ” hoşgeldin dünyamıza” der gibi.
 
Her gidiş nasıl hüzün yüklüyse, gelişler de kendi öyküleriyle yüklü. Ne yaşanacaklar var gelişlerde…
 
Gidişler geride iz bırakarak yapılıyorsa, ne mutlu. Kalplerde yer edinerek hele… Tüm anıları yükleyip gitmek var bir de. O anıları yaşadıklarının gönlünde bırakarak yaşanmışlıkları.
 
Kalanlar ders almış olmalı çoğu gelişlerden ve de gidişlerden. Yaşam felsefesi üzerine edindikleri yeni öngörülerle…
 
Hayat bir gemi ve içinde her türlü yolcuyu barındırıyor. İyisi de var, kötüsü de. Acımasızı da var, acıyanı da. Ağlayanı da var, güleni de… Ama değişmeyen bir şey var; her limanda inen de oluyor, binen de….

Read Full Post »

 

gemi2

 

Herkes kendi düş gücü gemisinin kaptanıdır. Rotayı da kaptan belirler.

 Bazen bir radyo programı,  bazen bir müzik parçasıdır,  benim de rotam. Binerim düş gücü gemime,  başlarım yolculuğuma.

 İnsanın hayal etmesine kimse engel olamaz. O hayaller,  bizleri hiç gitmediğimiz belki de hiçbir zaman gidemeyeceğimiz yerlere götürür. Belki de hiç olamayacağımız mesleklere bürünebiliriz  hayallerimizde.

  (daha&helliip;)

Read Full Post »

BEDAVA YOLCULUK

20090811_2_1250004971_eryl

 

 

” Bedava yolculuk yapıyorsun bir şey demiyorum ama çekil şu kafamın üstündennnn”.

” Daha gelmedik abi yaaaa. Midem bulandı vallaaaaa.”

Read Full Post »

    yolculuk

BU BENİM DÜNYAM

Her geçen gün ömürden gidendir, diye düşünenlerdenim.

 Hepimiz kendi hayatımızı yaşıyoruz, şu dünyada. Bir de işin şu yönü var, kimileri de öyle yaşadığını zannediyorlar. Hayat akarken, hayatın kendi akışına kapılarak, sürüklenenlerden söz ediyorum.

  Ben öyle değilim. Hayatın seyrine kendimi kaptırmam.  Hayatı, gün içindeki yaşama şeklime uydurmaya çalışırım. Bu yüzden olsa gerek, her giden günün tadı damağımda kalarak gider. Acı-tatlı-tuzlu (!) tüm tatlar vardır yani yaşadıklarımın içinde. (daha&helliip;)

Read Full Post »